İnsan hayatı güven üzerine kuruludur. Güvenle alakalı en ufak bir sarsıntıda şok geçirir, yıkılırız. Bilinçaltımız kodlama yapar ve hangi konuda hayal kırıklığı yaşadıysak o konuya karşı soğur, ilgisiz kalırız. Es kaza bu konu bir daha karşımıza çıkarsa bize travmamızı hatırlatmış olur. Bu durumda ya saldırganlaşırız ya geri çekiliriz ya da hiç bir şey olmamış gibi içimize atarak yaşarız (ileride dışarıya çıkarma potansiyeli ile).
Aslında güven sorunumuzun bir çok sebebi vardır. Anne rahmine düştükten dört ay sonra her şeyi hisseder bilinçaltımıza kaydederiz. Güvensizliğimiz en genel haliyle; sevilmediğimizi, desteklenmediğimizi, ilgilenilmediğimizi hissettiğimiz tecrübelerden gelir. Çocukluğumuz olumlu olumsuz bir çok olaydan oluşur. Biz ise genelde olumluları hatırlarken olumsuzları (şok ve travmaları) unuttuğumuzu zannederiz fakat unutmuyoruz; en derinimize biliçaltımıza gömüyoruz. Onlar orada dururken farkında olmadan yaşıyoruz. Bu çok doğal bir durum fakat güvensizliğimizin derinine inmemizi engelliyor.
Güven konusunda atladığımız bir şey var ki bence bu hayatımızın kilit noktası; güven nedir? Arkadaşımıza, annemize, kardeşimize, eşimize, akrabamıza duyduğumuz güven (X kişiye çok güveniyorum; bana karşı her zaman sırdaştır, ne yapması gerektiğini bilir vs), o kişinin beklemediğimiz bir hareketi ile yerle bir olur. İçimize kapanırız, güvensizliği kimden aldıysak o familyaya kin besler ve korumacı bir tavır sergileriz. İşte bu güven fantezi güvendir; gerçek değildir. Bir sırrımızı herhangi bir kimse ile paylaşırken o sırrın iki kişi arasında kalacağının garantisi asla yoktur. Herhangi bir kişiden beklentimiz doğrultusunda davranmasının da garantisi yoktur. Hiçbir şeyin garantisi yoktur, alacağımız nefesin bile.
Gerçek güven dediğimiz şey hayatın akışına olan güven olmalıdır. Yani yaşadığımız olumlu veya olumsuz, keyifli veya acı verici olayların hepsinin bizim büyümemize olgunlaşmamıza destek olduğuna inanmaktır. Asıl acıların bizi gerçeğe, olgunluğa, büyümeye açtığını bilmektir gerçek güven. İçimizde bu tür bir güven olduğunda en acı tecrübelerden dahi geçsek toparlanmamız iyileşmemiz çok kısa sürer ve akışa inanırız. Hayatta hakkıyla var olabilmek için varoluşumuza tutunmalı gerçek güvenle olgunlaşmalıyız. Tecrübelere sevinmeli, bize deneyim fırsatı verildiği için şükretmeliyiz.
Gerçek güvenle kalın
sevgiler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder