Hepimiz aşık olmak, sevmek ve sevilmek istiyoruz. Bunun için hep farklı deneyimler farklı olaylar yaşıyoruz. Yanlış insanları deneyimliyoruz üzülüyoruz. Takıntı haline getiriyoruz zamanımızı harcıyoruz. Gereksiz bağlanıyoruz, kişileri merkezimiz haline getiriyoruz yıpranıyoruz. Kısacası biz sevmeyi başaramıyoruz. Her şeyden önce karşımızdaki kişiye hemen teslim oluyoruz. Aslında hepimizin birbirini tanıması için süreye ihtiyacı var. Biz o süreyi tanışma değil bağlanma sürecine çeviriyoruz. Nice insanlar tanıyorum yalnızca iki haftada çok seviyorum, ölüyorum diyen. İki haftada birbirinize ne kadar emek vermiş olabilirsiniz?! Sevgi emeğin meyvesidir.
Hayatınızın merkezinde sadece siz olmalısınız; kocanız, sevgiliniz, arkadaşınız, anneniz hatta çocuğunuz bile olmamalı. Siz başkası olmadan değil, siz olmadan yaşayamazsınız. Belki bencillik gibi olacak fakat hayatta bazen bencil olmak zorundayız. İlk önce siz sonra başkası. Siz ne istiyorsunuz, siz nasıl mutlu oluyorsunuz, siz nasıl huzurlu oluyorsunuz; bunlara karar verip yapmalısınız. Başkalarının mutluluğu sizden sonra hesaba katılmalı.
Karşınıza çıkan herkes size bir şeyler öğretir. Yaşanan kötü olaylarda, ayrılıklarda sızlanmak yerine size kattıklarını düşünün. Hayat yolunda size yardımları için ona teşekkür edin. Unutmayın kimse bulunmaz hint kumaşı değildir, saplanıp kalmayın. Herkesin sizin hayatınızda bir süresi vardır. Süre dolunca kim olursa olsun vedalaşma vaktidir. İnanın olmuyorsa da vardır bir hayır. İlerleyen zamanda mutlak görürsünüz.
Aşk acısı diye bir şey yoktur onu biz yaratırız. Hatta alışkanlık haline getirip acıyla besleniriz. İçimizde boşluk olarak gördüğümüz şey o noktada barındırdığımız negatif enerjimizdir. Evrende hiç bir boşluk yoktur. Sadece o enerjiyi pozitife çevirmelisiniz (''İçimizdeki boşluk'' yazımda bundan bahsetmiştim). Siz kendiniz bir bütün olduğunuz için kimse sizin yarınız değil bu sebeple acı diye bir şey de yoktur.
Karşılık beklemeden sevin. Ben onu çok seviyorum, o da beni benim onu sevdiğim kadar sevsin düşüncesiyle seviyorsanız zaten sevmeyecektir. Siz sevgi enerjinizi bir koşula bağlıyorsunuz çünkü. Halbuki içimizdeki tüm güzel duygular karşılıksız olmalı. O zaman bir beklenti içine girmemekle birlikte emin olun siz belki farkında bile olmadan karşınızdaki sizden daha fazla bir enerjiyle size yaklaşacaktır. Hep bir karşılık peşinde olursak enerjimizi sınırlar yıpranırız.
O sebeple bu hayatta deneyin, tanıyın, yaşayın, beklentisiz sevin, sevilin, öğrenin(tecrübe edinin) ve zamanı gelince elveda demeyi bilin.
sevgiler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder